Seveceğiz, kimi seveceğiz?
Dindar, âlim, fâzıl, ahlâklı, edepli, ibadetini yapan bilgili, bilgisini de uygulayan kimseleri seveceğiz. İyi insanların etrafında toplanacağız. Kendi arkadaşlarımızı seçerken dikkatli seçeceğiz. Bu cins kimseleri seçeceğiz.
Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Rh. Aleyh

Ağrı Genç İzcilik Spor Kulübü’nde (AGİS) Seyyid Hasan Hulusi Efendi‘nin Mecma’u’l-Âdâb isimli eserinden gerçekleştirdiğimiz bu haftaki dersimizde “Nimetlere Şükretmenin Âdâbı” başlıklı kısımları okuduk. Dostlarla gerçekleştirdiğimiz müzakerede maddeler halinde özetle şu hususlara değinildi:

  1. Mümin kimse bütün hallerinde Allah’a şükretmelidir. Şükür, kula verilen bütün nimetlerin Allah’tan olduğunu, bunların Allah’ın kudret ve ihsanının neticesi olarak kendisine verildiğini bilmesidir. Şükrü yerine getirilen nimetlerin artırılacağını Allah bildirmiştir. Kul kendisine verilmeyenleri değil de verilenleri düşünerek şükür duygusuna sahip olmalıdır.
  2. İnsanın yaratılması, insana verilmiş din, iman, İslâm, Kur’ân bilgisi ve sevgisi, Sünnet bilgisi ve sevgisi, ibadet, sağlık, afiyet, mal, eş, evlat, rızık kazanma gücü, akıl vb. ne varsa bunların tamamı nimet olup karşılığında Allah’a teşekkür etmek, hamdetmek gerekmektedir.
  3. Her nimetin şükrü cinsiyle yapılır. Dille teşekkür dışında örnek vermek gerekirse bedene verilen nimetler bedeni Allah için kullanmakla; akıl nimetinin şükrünü aklı Allah için kullanarak, onu hoşnut edecek şeylerde kullanmakla; mal-mülk-servet gibi malların şükrünü bunları Allah’ın istediği şekilde harcayarak; Allah’ın lütfuyla öğrenilen yararlı bilgilerin şükrünü ise diğer insanlarla ihlasla amel edilsin diye paylaşmakla yerine getirmelidir.
  4. Mümin ve iyi kimselere verilen nimetlere gıpta edilmesinde, imrenilmesinde; müminlere verilenlerin kişinin kendisine de verilmesini istemesinde herhangi bir sakınca yoktur. Nitekim kişi, onlara verilenler kendisine verilecek olsa hayırlarla nimetlerin şükrünü yerine getirme niyetindedir.
  5. Fasık, facir, günahını açıktan işleyen, münafık ve kafir kimselere verilenlere gıpta etmek ise sakıncalıdır. Çünkü Allah’ın verdiği nimetler kendi rızasına uygun şekilde kullanamayacak kimseler için fitne olsun diye verilmiş olabilir. O kimse kendisine verilenleri Allah’a isyan için, Allah’ın kullarına zulüm kastıyla kullanacaktır. Böyle olduğunda zahirdeki varlık, batında yani işin sonunda kişi için yok gibi olup sahibine vebal olacaktır.
  6. Şükre yardımcı bir husus da kişinin iyi, dindar, bilgili ve bilgisini uygulama gayretinde olanlarla arkadaşlık etmesidir. Kişi, dini yaşamada kendiyle denk ya da kendinden iyi insanlarla arkadaşlık ettiğinde, kendi iyi amellerini azımsayarak şevke gelecek, arkadaşına yetişmeye çalışacaktır. Bunun aksine kendinden aşağı kimseyle arkadaşlık ettiğinde aslında yetersiz olan kendi amellerini arkadaşına kıyas ettiğinden hata ederek çok görebilecektir. Bu da amelde noksanlaşmaya, durağanlığa sebep olacaktır.
  7. Din hususunda olduğu gibi dünya malına sahip olma hususunda da bir kıyas imkanı vereceğinden kişinin kendinden aşağı olanları düşünmesi, belki de onlarla arkadaşlığı tercih etmesi daha iyi olacaktır. Çünkü dünyalıklar hususunda kendinden aşağıya baktığında kendisine verilen dünyalık nimetlerin fazlalığını düşünerek şükrünü artırabilecektir.
  8. İyi ve sâlih arkadaşlar iyi düşüncelere, duygulara, sözlere ve işlere ilham kaynağı olurken; kötü arkadaş aksine yanlış düşüncelere, duygulara, sözlere ve fillere yönlendirir. Bu sebeple sosyal çevremizi, arkadaşlarımızı ciddi bir süzgeçten geçirmeli, salihlerle bir arada olmanın yollarını aramalıdır. Bu hususta dostlara ilim, sohbet ve zikir meclislerini tavsiye eder, bu ortamı oluşturmaya çalıştığımız Ağrı Genç İzcilik Spor Kulübümüze tüm dostları bekleriz.
  9. 6 ve 7. Maddede tavsiye edilen düşünce aslında kişinin dünya hayatının sonlu, sonraki hayat ahiretin ise sonsuz olduğu hakikatini kabul etmesinin bir yansımasıdır. Mümin kişi kendisine verilenlere, cinsinden teşekkür edecek, verilmeyenleri düşünmek yerine verilenler üzerinden, minnet, hamd duygusuyla uygun davranışlar geliştirebilecektir.

NOT: Şükür ve Kulluk bilincinin gelişmesi için günün belli vakitlerinde âdet olmak üzere okunan (vird) zikir ve dua kitaplarını tavsiye ederiz. Muhteva, kapsam ve kalitesinden ötürü benim tavsiyem haftanın 7 gününe göre düzenlemiş, Server Yayınlarından çıkan DUA Kitabıdır.
https://www.serveryayinlari.com/kategori/dua-evrad-i-serife
https://play.google.com/store/apps/details?id=com.serveriletisim.duaapp&hl=tr (ÜCRETSİZ)

Yorum bırakın

REHBER İFADELER

“Allah’a ve âhirete inanan kimsenin yapacağı en doğru iş ve gideceği en güzel yol, daima hayır söylemesi; insanların irşatlarına, iyiliklerine yarayacak faydalı söz söylemesi veya onlara dünya ve ahiret hakkında bilgi vermesidir. Veya sükut edip gönlünü Hakk’a bağlayıp bir taraftan hatalarını düşünmesi, kusurlarını telafi edecek çareler araması bir taraftan da dinî ve uhrevî hayatı için hayırlı ve faydalı kitapların mütalaasıyla vakitlerini hayırlarda geçirmeye çalışmasıdır. Bu; insana yarayan en güzel bir harekettir.. Bunun için en güzel ve kolay çare; olgun ve kâmil kişilerle dost olmak ve onların sohbetlerinden istifade etmektir.
~ Mehmed Zahid Kotku, Haklar ve Vazifeler, s. 194.

KATEGORİLER

Emrullah Bolat Tasarladı