Ağrı Genç İzcilik Spor Kulübü’nde (AGİS) Seyyid Hasan Hulusi Efendi‘nin Mecma’u’l-Âdâb isimli eserinden gerçekleştirdiğimiz bu haftaki dersimizde “Misafire İkram Etmenin Âdâbı” başlıklı kısımları okuduk. Dostlarla gerçekleştirdiğimiz müzakerede maddeler halinde özetle şu hususlara değinildi:

  1. Misafire ikram peygamberlerin sünnetlerinden olup Allah’ın sevdiği bir salih ameldir.
  2. Ev sahibi misafirin değerini bilir, misafirin rızkıyla beraber geldiğini düşünerek ona yapacağı harcamaları gözü yük olarak görmez. Misafir için hazırlanan yemekler de israftan sayılmaz.
  3. Ev sahibi için misafiri 3 gün ağırlamak sünnet, fazlası ise sadaka olur.
  4. Misafire ev içerisinde oturulacak yeri göstermek için önden, güzel yüzle buyur ederek karşılama yapılmalıdır.
  5. Misafire evde olan yiyecekler takdim edilmeli, kişiye zahmete sokacak, misafirden bıktıracak şeylerden kaçınmalıdır.
  6. Misafire yiyecek ikramında acele etmek yerinde bir davranış olup, “aç mısınız” diye sormak da nezaketsizlik sayılır.
  7. Misafirler kalabalıksa tamamının sofrada hazır olmasını beklemeli, yemeğe öyle başlanmalıdır.
  8. Misafirlere hizmet etmeli, onların öncelikli olarak yemelerini, içmelerini sağlamalıdır.
  9. Misafirler ve sofranın büyükleri sofradan kalkmadan, “ben doydum” diyerek elini sofradan, yemekten çekmemelidir.
  10. Yemek sofrasını evin en güzel yerine kurmalıdır.
  11. Misafirleri yemeğe buyur ederken, içten, samimi, nazik, latifeli davranmalıdır.
  12. Misafirleri rahatsız edecek derecede küçük, ne yaptığı kestirilemez çocukları sofradan uzak tutmalıdır.
  13. Sofrayı mevsimiyse yeşilliklerle, turşularla süslemelidir.
  14. Meyve ikramı olacaksa bunun yemekten önce yenmesi sindirim için iyi olup sünnete uygun olan da budur.
  15. Sofra sunumunda estetiğe dikkat edilmeli, sofra gelişi güzel hazırlanmamalıdır.
  16. İkram edilecek şeylerin hepsinin görünür bir yere konulması da önemlidir. Böylece misafir canının çektiği, hoşuna giden şeyleri yiyebilecektir.
  17. Misafirlerden bazılarıyla gizli saklı konuşmamalıdır. Misafirlerin yanında suskun durmak da doğru olmayıp misafirleriyle konuşmalı, muhabbet etmelidir.
  18. Meyvelerden ikram ederken soymak, doğramak gibi şeyler yapılıyorsa önce ev sahibi kendisi yemelidir. Böylece tatsız, acı, bozulmuş olan varsa kontrol imkanı olacaktır.
  19. İhtiyaç sahibi misafir olursa gönlünü hoş edecek hediyelik ikramlar da makbule geçecektir.
  20. Misafire yapılan ikramlar sair zamanlarda mevzu edilerek, başa kakma gibi rencide edilecek durumlara sebep olunmamalıdır.
  21. Misafirler gideceği zaman karşılamada olduğu gibi güler yüzle, güzel temennilerle, misafir gözden kaybolana kadar, aracına binene kadar vb. nezaketle yolcu edilmelidir.
  22. Tüm bu davranışlarla Allah’ın hoşnutluğunun arzulandığı da hatırdan çıkarılmamalıdır.

Yorum bırakın

REHBER İFADELER

“Allah’a ve âhirete inanan kimsenin yapacağı en doğru iş ve gideceği en güzel yol, daima hayır söylemesi; insanların irşatlarına, iyiliklerine yarayacak faydalı söz söylemesi veya onlara dünya ve ahiret hakkında bilgi vermesidir. Veya sükut edip gönlünü Hakk’a bağlayıp bir taraftan hatalarını düşünmesi, kusurlarını telafi edecek çareler araması bir taraftan da dinî ve uhrevî hayatı için hayırlı ve faydalı kitapların mütalaasıyla vakitlerini hayırlarda geçirmeye çalışmasıdır. Bu; insana yarayan en güzel bir harekettir.. Bunun için en güzel ve kolay çare; olgun ve kâmil kişilerle dost olmak ve onların sohbetlerinden istifade etmektir.
~ Mehmed Zahid Kotku, Haklar ve Vazifeler, s. 194.

KATEGORİLER

Emrullah Bolat Tasarladı