Ağrı Genç İzcilik Spor Kulübü’müzde (AGİS) 10 Ocak 2024 Cuma akşamı Seyyid Hasan Hulusi Efendi‘nin Mecma’u’l-Âdâb isimli eserinden gerçekleştirdiğimiz bu haftaki dersimizde “Daveti Kabul Etmenin Âdâbı” ve “Musîbete Uğradığında Takınılacak Âdâb” başlıklı kısımları okuduk. Dostlarla gerçekleştirdiğimiz müzakerede maddeler halinde özetle şu hususlara değinildi:

  1. Meşru yer ve zamanda yapılan davetlere katılmak için söz verildi ise bunlara mutlaka katılmalıdır.
  2. Davet edilmeden bir yere izinsiz gidilmemelidir.
  3. Davete yemek-içmek kastıyla gidilmemelidir.
  4. Davet edilen yerde ev sahibinin gösterdiği yere oturulmalı, ev sahibinin ne yapıp ettiğini merak ederek meraklı gözlerle sağı solu incelememelidir.
  5. Ev sahibinin ikramından başka, ev sahibini zora sokacak isteklerde bulunmaktan sakınmalıdır.
  6. Ev sahibinin ikramını gönül hoşluğuyla kabul etmeli, onlardan memnun olmadığını söylemekten sakınmalıdır.
  7. Davetteki ziyafetlerden sonra davet sahibine iyi dilek ve temennilerle dua edilmelidir.
  8. Dünya vasıflarıyla beraber bilinmeli, iyi-kötü her şeyin Allah’tan geldiği bilincinde olunmalıdır. Bu bilinç musibetleri sabırla karşılamaya yardımcı olur.
  9. Bela, musibet istenmemeli ancak geldiğinde bunu Allah’ı razı etmeye fırsat bilmelidir.
  10. Başa gelenler çözüme imkanı olmayanlara şikayet edilmemeli, bunlarla gece gündüz dili meşgul etmemelidir.
  11. Başa gelenlerin günahlara keffaret olup kişiyi temizleyeceği bilinmelidir.
  12. Sabır, bela ilk geldiği zaman gösterilen tavra denir. İlk anda sabredemez de sonra başa gelen durumu kabul ederse bu insana sabırlı değil tahammüllü denir.
  13. Mümkün olduğu kadar hastalık saklanmalıdır. Hastalıktan dolayı inlememelidir. Hasta ziyaretine gelindiğinde gelenlere “ölüyorum, hiçbir şey yemedim” vb. ifadelerle yalan söylememeli, herkesin kendisini ziyaretini gözlememeli ve gelemeyenlere öfkelenmemelidir.
  14. Sıkıntıya uğramadığı zamanlarda “acaba Allah beni nimetleriyle mi imtihan ediyor” diye nefsi/kendini gözden geçirmelidir.
  15. Hasta, ihlâs, nas, felâk, fatiha ve salavat-ı şerifeleri kendisi için okumalı, eline üfleyerek vücuduna sürmelidir.

Yorum bırakın

REHBER İFADELER

“Allah’a ve âhirete inanan kimsenin yapacağı en doğru iş ve gideceği en güzel yol, daima hayır söylemesi; insanların irşatlarına, iyiliklerine yarayacak faydalı söz söylemesi veya onlara dünya ve ahiret hakkında bilgi vermesidir. Veya sükut edip gönlünü Hakk’a bağlayıp bir taraftan hatalarını düşünmesi, kusurlarını telafi edecek çareler araması bir taraftan da dinî ve uhrevî hayatı için hayırlı ve faydalı kitapların mütalaasıyla vakitlerini hayırlarda geçirmeye çalışmasıdır. Bu; insana yarayan en güzel bir harekettir.. Bunun için en güzel ve kolay çare; olgun ve kâmil kişilerle dost olmak ve onların sohbetlerinden istifade etmektir.
~ Mehmed Zahid Kotku, Haklar ve Vazifeler, s. 194.

KATEGORİLER

Emrullah Bolat Tasarladı