Ağrı Genç İzcilik Spor Kulübümüz’de (AGİS), 7 Ocak 2026 Çarşamba akşamı Prof. Dr. Lütfullah Cebeci hocamızın katılımıyla gerçekleştirilen “Kur’ân’ı Anlamak, Hayatı Anlamaktır” temalı dersimizde, Beyyine (98) Sûresi müzakere edildi. Müzakere notları, dersin videosu ve ses kaydı aşağıda yer almaktadır.
Beyyine Sûresi, inkârın cehaletten değil, çoğu zaman apaçık delil geldikten sonra bile bilinçli bir tercihten kaynaklandığını ortaya koyar. Ehl-i Kitap ve müşrikler, kendilerine Allah’tan gelen açık delil—yani Kur’an ve Peygamber—ulaşmadan önce farklı beklentiler içindeyken, bu delil geldikten sonra da ayrılığa düşmüşlerdir. Oysa kendilerinden istenen şey son derece açıktır: Allah’ı birleyerek yalnız O’na kulluk etmek, dini samimiyetle Allah’a has kılmak, namazı dosdoğru kılmak ve zekâtı vermek. Sûre, bu ilkelere sırt çevirenlerin en kötü akıbetle; iman edip salih amel işleyenlerin ise yaratılmışların en hayırlısı olmakla nitelendirildiğini bildirir.
İnananlara (müminlere) mesajlar
İmanın özü: “Apaçık delil” geldikten sonra ona teslim olmak; Kur’an ve Resûl’ün getirdiği hakikati esas almak.
Tevhid ve ihlâs: Dini yalnız Allah’a has kılarak, O’nu birleyerek kulluk etmek (dini nefsin/çevrenin ölçülerine göre değil Allah’ın emrine göre yaşamak).
İbadetlerin omurgası: Namazı dosdoğru kılmak ve zekâtı vermek dinin “en sağlam/doğru” çizgisidir.
Değer ölçüsü: İman + sâlih amel, insanı “yaratılanların en iyisi” mertebesine çıkarır.
Mükâfat ve akıbet: Rableri katında, altından ırmaklar akan Adn cennetleri ve orada ebedî kalış.
Rıza ilişkisi: Allah’ın razı olması ve müminlerin Allah’tan razı olması (karşılıklı rıza).
Kalp hâli: Bu mükâfat, Rabbine saygıyla ürperen/haşyet duyan kimselere mahsustur.
İnanmayanlara (kâfirlere/müşriklere) mesajlar
İnat ve direnç uyarısı: Ehl-i Kitap’tan inkârcılar ve müşrikler, kendilerine apaçık delil gelmedikçe (çoğu zaman) inkârlarından vazgeçmezler.
Delil geldikten sonra bölünme tehlikesi: Bazıları, apaçık delil (Kur’an ve Peygamber) geldikten sonra bile ayrılığa düşebilir; bu, delile rağmen sapmanın ağır bir örneğidir.
Şirk ve “tabulaştırma” eleştirisi: Allah’tan başkalarına bağlanıp onları ilahlaştırma/putlaştırma (şirk), küfre sürükleyen temel sapmadır.
Sorumluluk netliği: Allah’ın insanlardan istediği şey karmaşık değil: tevhid, ihlâs, namaz ve zekât. Buna rağmen inkârda ısrar, mazeret bırakmaz.
Sonuç uyarısı: Küfürde kalanlar için cehennem ateşi ve orada ebedî kalış zikredilir.
Ahlâkî/değer hükmü: Bu ısrarın sonucu olarak, “halkın en kötüsü/en şerlisi” nitelemesiyle sert bir uyarı yapılır.
https://archive.org/details/beyyine-98-suresi-prof.-dr.-lutfullah-cebeci


Yorum bırakın