3 Temmuz 2026 Cuma akşamı Ağrı İlim Çevre Spor Kulübümüzde, Dr. Öğr. Üyesi Emrullah Bolat hocamızın sunumuyla Seyyid Hasan Hulusi Efendi’nin Mecma’u’l-Âdâb isimli eserinden “Yemek Âdâbı” başlığının devamı okunup müzakere edildi. Önceki haftada yemeğin helâl lokma, ölçü, paylaşma ve şükür boyutu ele alınmıştı; bu hafta ise yemeğe başlamadan önce, yemek esnasında ve yemekten sonra dikkat edilmesi gereken daha ayrıntılı edep ölçüleri üzerinde duruldu. Böylece sofranın yalnızca karın doyurulan bir yer değil; temizlik, besmele, sağ elle yemek, nimete hürmet, israftan sakınma, arkadaş hakkını gözetme ve Allah’a şükretme bilincinin canlı tutulduğu bir terbiye alanı olduğu vurgulandı.

Dersin ilk bölümünde yemeğe başlamadan önce ellerin yıkanması, havlu kullanılmaması, yemekten sonra da ellerin tekrar yıkanması gibi temizlikle ilgili edepler ele alındı. Yemeğe besmele ile başlanması, başında unutulursa ortasında veya sonunda besmelenin telafi edilmesi; yemek bittikten sonra da Allah’a hamd ve şükür edilmesi gerektiği hatırlatıldı. Yemekten önce az miktarda tuz yemenin faydalarına dair rivayetler aktarıldı. Ayrıca sağ elle yemek, sağ elle almak ve sağ elle vermek; yemeği üç parmakla yemek; ekmeğe hürmet etmek, sofra kırıntılarını zayi etmemek, dökülen ekmek parçalarını toplamak ve nimeti küçümsememek gibi hususlar üzerinde duruldu. Bu çerçevede ekmek, Allah’ın bereket olarak indirdiği bir nimet şeklinde değerlendirilerek sofrada ona saygılı davranmanın Müslüman ahlâkının bir parçası olduğu ifade edildi.

Sohbetin devamında yeme esnasındaki incelikler anlatıldı. Lokmaları küçük almak, çok çiğnemek, ağızdaki lokmayı yutmadan yenisini almamak, çiğnerken ağzı fazla açmamak, elini bedenine veya elbisesine sürmemek, öksürmek gerektiğinde yüzünü sofradan çevirmek gibi edep kuralları hatırlatıldı. Yemeği soğutmak için üflememek, sıcak yemeği aceleyle yememek, ağzından çıkan lokmayı tekrar tabağa koymamak, yemekte görülen kusurları başkalarının iştahını kaçıracak şekilde söylememek, gerekirse yemeğin zararlı kısmını nezaketle haber vermek gerektiği belirtildi. Son olarak yemek yerken konuşmanın tamamen terk edilmemesi, fakat konuşmanın da güzel, faydalı ve edepli olması gerektiği; kişinin kendisine selâm verenin selâmını alıp onu yemeğe davet etmesi, arkadaşlarının hakkını gözetmesi, yemek bittikten sonra şükretmesi ve günah işlenen sofralardan uzak durması gerektiği vurgulandı.

Sohbetten mesajlar:

  • Yemek âdâbı, temizlikle başlar; yemeğe başlamadan önce eller yıkanmalıdır.
  • Yemekten sonra elleri yıkamak da sünnet ve edep kapsamındadır.
  • Yemeğe besmele ile başlamak sofraya bereket katar.
  • Besmele unutulursa yemek esnasında veya sonunda hatırlanıp telafi edilmelidir.
  • Yemek bittikten sonra Allah’a hamd ve şükür edilmelidir.
  • Müslüman, yediği nimetin Allah’tan geldiğini unutmamalıdır.
  • Yemekten önce az miktarda tuz yemeye dair rivayetler, sofraya ölçü ve şifa niyetiyle yaklaşmayı hatırlatır.
  • Sağ elle yemek, sağ elle almak ve sağ elle vermek edep ölçüsüdür.
  • Yemek yerken mümkün olduğunca ölçülü ve sade davranılmalıdır.
  • Üç parmakla yemek sünnet ölçüsü olarak zikredilmiş; kibir ve gösterişten uzak durulması istenmiştir.
  • Sofrada su, yemekten sonra içilmelidir.
  • Ekmeğe hürmet göstermek gerekir; ekmek nimetin ve bereketin sembollerindendir.
  • Sofraya dökülen ekmek kırıntılarını toplamak nimete saygıdır.
  • Ekmek tek elle değil, iki elle bölünmelidir.
  • Ekmeğin üzerine sofra eşyası veya başka şeyler koymaktan sakınılmalıdır.
  • Bölünen ekmeğin her parçası değerlendirilmeli, israfa sebep olunmamalıdır.
  • Lokmalar küçük alınmalı ve acele edilmemelidir.
  • Lokmalar iyice çiğnenmeli, ağızdaki lokma yutulmadan yenisi alınmamalıdır.
  • Yemek yerken ağız gereğinden fazla açılmamalıdır.
  • Yemek sırasında el bedenin herhangi bir yerine veya elbiseye sürülmemelidir.
  • Öksürmek gerektiğinde yüz sofradan başka tarafa çevrilmelidir.
  • Yanında yemek yiyen kimsenin lokmalarına bakmak uygun değildir.
  • Yemeği soğutmak için üzerine üflemekten sakınılmalıdır.
  • Sıcak yemek aceleyle yenmemeli, uygun hâle gelmesi beklenmelidir.
  • Ağza götürülen lokma elden düşerse tekrar yenmemeli, edebe uygun davranılmalıdır.
  • Ağızdan çıkan bir lokma veya yemek parçası tekrar tabağa konulmamalıdır.
  • Sirke veya yağla yenilen yemeklerde lokmayı yemek içine batırıp karıştırmamak gerekir.
  • Sofrada başkalarının iştahını kaçıracak sözlerden uzak durulmalıdır.
  • Yemeğin bozulduğunu veya zararlı bir madde bulunduğunu fark eden kişi bunu nezaketle haber vermelidir.
  • Yemek yerken tamamen susmak uygun görülmemiş; fakat konuşma faydalı ve edepli olmalıdır.
  • Yemek sırasında âlimlerin ve salihlerin sözlerinden bahsetmek sofrayı güzelleştirir.
  • Kişi yemek yerken kendisine selâm verenin selâmını almalı ve onu yemeğe davet etmelidir.
  • Davetsiz olarak yemeğe gitmek uygun değildir; başkasını rahatsız etmekten sakınılmalıdır.
  • Yemekte arkadaşların hakkı gözetilmeli, başkalarından fazla yemeye çalışılmamalıdır.
  • Tek başına yemek yeniyorsa az yenmeli, artan nimet imkân varsa ihtiyaç sahipleriyle paylaşılmalıdır.
  • Yemek bittikten sonra şükretmek gerekir.
  • Şarkı, oyun, günah ve haram bulunan sofralardan uzak durulmalıdır.
  • Sofra, sadece bedenin doyduğu yer değil; edebin, şükrün, nimete saygının ve kardeşlik hukukunun öğrenildiği bir mekteptir.

Yorum bırakın

REHBER İFADELER

“Allah’a ve âhirete inanan kimsenin yapacağı en doğru iş ve gideceği en güzel yol, daima hayır söylemesi; insanların irşatlarına, iyiliklerine yarayacak faydalı söz söylemesi veya onlara dünya ve ahiret hakkında bilgi vermesidir. Veya sükut edip gönlünü Hakk’a bağlayıp bir taraftan hatalarını düşünmesi, kusurlarını telafi edecek çareler araması bir taraftan da dinî ve uhrevî hayatı için hayırlı ve faydalı kitapların mütalaasıyla vakitlerini hayırlarda geçirmeye çalışmasıdır. Bu; insana yarayan en güzel bir harekettir.. Bunun için en güzel ve kolay çare; olgun ve kâmil kişilerle dost olmak ve onların sohbetlerinden istifade etmektir.
~ Mehmed Zahid Kotku, Haklar ve Vazifeler, s. 194.

KATEGORİLER

Emrullah Bolat Tasarladı