Sözlerin Büyükleri başlığı altında, insanlığa düşünceleriyle, tecrübeleriyle ve hikmetli sözleriyle yol göstermiş önemli şahsiyetlerin seçkin ifadelerine yer vereceğim. Bazen kısa bir cümle, uzun bir kitabın özünü; bazen sade bir öğüt, derin bir hayat tecrübesini içinde taşır. Bu sayfada paylaşacağım sözlerle hem kendi düşünce dünyamı zenginleştirmeyi hem de sizin hayatınıza anlam, istikamet ve tefekkür katacak küçük ama etkili hatırlatmalar sunmayı amaçlıyorum. Geçmişin birikiminden bugünün insanına uzanan bu hikmetli sözlerin hayırlara vesilesi olmasını diliyorum.
Sünnete aykırı olan bir şeye itikat eden kişi, dünyanın ilmini ezberlemiş bile olsa yol kesen hayduttur. Yûsuf el-Hemedânî (v. 535)
Helal gelenin hesabı vardır. Çok zordur bu hesap. Haram olanın cezası vardır. Ceza çekilir biter. Hesabın sonu yoktur. Dikkatli ol. Münir Derman
Allah’tan başkalarına şikâyetten nefsi menetmek sabırdır haaa. Sabır hilesi olmayanın hilesidir. Bunu da unutma. M. Derman
İbadet, insanı bulunduğu halden başka bir hale sokmaz. Değiştirmez. Var olan bir nuru ortaya çıkarır. M. Derman
Sana senden yakın olan, gıpta, hased, gıybet perdelerinin altında gizlidir. Bu perdeleri yırt. Bu huyları kaldır kendinden. M. Derman
Gönül, Allah’ın ucunu tuttuğu bir merdivendir. M. Derman
İnsanın gözü aklı kadar görür. M. Derman
Doğru söyle. Gıpta etmeden, hased etmeden, yalana tevessül etmeden, adaletten ayrılmadan. Daima gönülden söyle. Gönülden söyleyenin vücudundaki şaibeler ortadan kalkmıştır. Vücudundaki şaibeleri irade, sabır ve ibadet ile kaldıranlar da gönülden konuşurlar. M. Derman
Kâinatta her şey yaradılış süsü ve işleme nizamı ile insanlara güzel ve çirkin görünür, hayır veya şer şeklinde tecelli eder. Hâlbuki kâinatta hiçbir şey manasız, eksik ve çirkin değildir. Hak teâlâ hepsini noksansız ve güzel yaratmıştır. Bizim Hakka yakınlık derecemize göre çirkin ve fena şekilde görünür. Fena ve çirkin görünen her şeyde bir güzellik, bir hikmet ve Hakkın bir tecellisi gizlidir. Onu görmeye gayret edilmelidir ki bu mümkündür. M. Derman
Tabiatı kalıba sokmaya çalışmak sanatkârların cinayetidir. Adalet ve af’âli ilahiyeye karışmak da âlimlerin cinayetidir. Bir gün onun huzurunda yüzümüzü kızartacak bir harekette bulunmamak lazımdır. M. Derman
Ecir demek iltifatı ilahiye demektir. M. Derman
Tahammül ve sabırda hayır ve itaat gizlidir. M. Derman
Akıbeti hakkında kimse bir şey bilmeyecektir. Bilmeye muktedir olunan şey, insanların ilâhî bir kanun ile idare edildiğidir. M. Derman
Bir kusurdan dolayı özür dileyeni affetmek af değildir. O kusurdan hiç incinmeyen ve hiddet etmeyenin durumu, bu hareketi aftır. Kusur ve hataları, tecavüzleri, haksızlıklara maruz kalıp onlardan incinmemek ve onları hoş görmek de af değildir. Onları tabii olmamış gibi sağır ve kör olarak karşılayanın durumu hakiki aftır. Bu laflarla bir şey anlatmak istiyoruz. Anlamanızı rica ederiz. M. Derman
Hızır’ın duasını ara sıra değil daima oku: Bu duada büyük manevi bir sır gizlidir. Onu da ehlini bul ondan öğren. يا حق، يا مبين، يا خبير، يا هادى، يا حي، يا قيوم، يا اول، يا اخر، يا ظاهر، يا باطن. M. Derman
Senin çiçeklerin ahirette, huzurda açacak. Tasalanmaya değmez. Hayat bu. Çocukluk, gençlik, olgunluk, ihtiyarlık. Sonra tekrar çiçek açacaksın. Halinden memnun ol, şikâyet etme. Her devrin kendine göre güzellik ve mutluluğu vardır. Dünya hayatında maddi ve ruhi bir aksaklık yoktur. Bunu unutma. Çünkü cenabı Allah her şeyi kusursuz, mükemmel yaratmıştır. M. Derman
Gönül genişliği ve kalp temizliği istiyorsan insanların söylediklerine kulak asma, sözlerine aldırma. M. Derman
Bilmez misin ki onlar yaratıcılarından bile hoşnut değiller, senden hiç hoşnut olurlar mı?
A. Geylani
Malına cömert sırrına cimri ol. Mal veren aziz, sır veren zelil olur. Erzurumlu İbrahim Hakkı
Beş kimse ile arkadaşlık etme
1-Yalancı; O Uzağı yakın, yakını uzak gösterir
2-Aptal; Faydalı olayım derken zarar verir
3-Cimri; O sana gün gelir ihtiyacın olan şeyi vermez
4-Korkak; O zorluk da seni tek bırakır
5-Günahkâr; O bir lokmaya seni satar. Cafer-i Sadık
Akıllılarla onlara uyarak, zâhidlerle güzel geçinerek, ahmaklarla da onlara sabrederek arkadaşlık yap. Ebu Bekir el. Verrâk
Hayat kısadır onu endişe, keder ve üzüntü ile daha da kısaltmayın. Hepimiz yolcuyuz. Hiçbir dert, dünyaya gelirken beraberimizde gelmedi. Bizimle beraber de gitmeyecek… İbnü’s-Saî
İnsanlara giriş yolu gönül yoludur. Onlara bir şey anlatacaksanız, önce kendinizi sevdiriniz. İslam’ı anlatmak için de halinizle numune olunuz. İslam yaşanan bir nizamdır, canlıdır, yaşanarak takdim edilir. Yaşanmayan bir şey konuşarak anlatılmaz… Abdulaziz Bekkine (k.s.)
Bu dünyaya kiracı gibi yerleş. Ev sahibi gibi yerleşirsen, gitmesi zor olur. Abdülaziz Bekkine
Psikologlara göre sosyallikten uzak duran her insan “Asosyal” olarak algılanmamalı. Genelde her 8 kişiden 1’i “Sahteliğe tahammül edemediğinden” yalnızlığı tercih ediyor.
Allah ile ünsiyet parlayan bir nurdur. İnsanlar ile ünsiyet de kalbe ve bedene tesir eden bir kederdir. Zünnun el. Mısri
Önceleri ilim ehli kimseler vardı. Bunların ilmi kendilerini dünyaya buğz ettiriyor ve ondan uzaklaştırıyordu; bugün ise ilimleri dünyayı daha fazla sevmelerine ve onu daha çok talep etmelerine sebep olan kimseler var. Önceleri ilim sahibinin ilminin etkisi zahirinde ve batınında ziyadesiyle görünürdü; bugün ise ilim ehlinin ekserisinin zahirinin ve bâtınının fesat olduğu görülmektedir. Zünnun el. Mısri
Ahmak ve câhil ile arkadaşlık etme, ondan kendini koru. Nice ahmaklar var ki, arkadaş oldukları akıllı kimseleri helâk ederler. Kişi arkadaşı ile ölçülür. Bir şey için diğer şeyde mikyâs ve benzerlik vardır. Kalpler buluştuğu zaman birinin diğerine delâleti vardır. Hz. Ali
Tolstoy’dan 6 Tavsiye;
Cahil insanlardan tartışmaktan kaçın. Başa gelen talihsizliği çabuk kabullen. Kişiler ve olaylar hakkında daha az konuş. Sorunlara üzülme, çözüme odaklan. Başkalarının hatalarını daha az yargıla. Canını sıkanları hayatından çıkar.
Karakterim ve tavrımı birbirine karıştırmayınız. Karakterim kim olduğumla ilgiliyken; tavrım ‘sizin’ kim olduğunuzla ilgilidir. Elif Oğuz
Max Weber bir meslektaşı tarafından kendi disiplini dışında yayın yaptığı için eleştirildiğinde, ona “Ben eşek değilim, tarlam da yok” demişti. Bugün özgür entelektüellerin nesli neredeyse tükenmiş durumda. Disiplinler ötesi düşünce bir kariyer riski haline geldi. Bilim adamlarının eşekler gibi kendi alanlarında kalmaları gerekiyor. Ancak dünyanın en büyük sorunları disiplinler ötesi. Eşekler onları çözmeyecek.
Aldanmanın iki yolu vardır:
▪ biri, doğru olmayan şeylere inanmaktır;
▪ diğeri ise, doğru olana inanmayı reddetmektir. Soren Kierkegaard
Her geçen gün ömrün azaldığı halde malının artmasına sevinen mağrur ahmaklar gibi olma. Ömrün azalırken malının artmasının sana ne hayrı vardır ? Sadece yaptığın salih ameline ve artan ilmine sevin. İmam Gazzâlî
Çağımızın en sıradan olgusu, kendilerini bilgili, eğitimli ve aydınlanmış sayan, bir sürü gereksiz şey bilen insanların hem hayatın anlamını bilmeyerek hem de bu bilgisizlikten gurur duyarak çok derin bir cehalete kapılmış olmalarıdır. Tolstoy, Bilgelik Günlüğü
İddia ediyorum ki herkes kendi hakkında konuşulanlardan haberdar olsaydı dünyada bir avuç dost bile kalmazdı. Pascal
İşinde rastladığı bir güçlüğü evvelâ parçala; sonra her parçayı birer birer ve sırayla yenmeye çalış. Mahmud Es’ad Coşan |Dilimiz ve Kültürümüz, s.23
Gerçek aşk bulunmaz, inşa edilir. Başlangıçlara güvenme, zira en doğru sözler son anda söylenir. Halil Cibran
Kimsede kusur, kabahat arama. İnsanların kendi kusur ve kabahatleri kendisine hem yeter hem de artar. Büyükler, başkalarında kusur ve kabahat görmeyi noksanlık alameti saymışlardır. Mehmed Zahid Kotku
Kendini sevmeyi öğren. Hayatındaki küçük şeyleri kutla. Kendi sınırlarını oluştur. Kendinle olumsuz konuşmayı bırak. Geçmiş hataların için kendini affet. Ben yapabilirim olumlamalarını hayatına sok. Her gün için şükret. Toksik insanları hayatından çıkar. Çevreni iyiliklerle doldur. Duygularını kabul et ve yaşa.
Üç tavsiye;
- Her şeyin düzeleceğine inanarak dua et.
- Her şeyi düzeltebileceğine inanarak mücadele et.
- Her şeyin biteceğine inanarak sabret. Unutma bu üç şey her zaman seni en iyi sonuca ulaştıracaktır… Lâ Edri
Abdülkadir Geylani: Allah’tan bıkmadan usanmadan isteyin. Bekleyin de bekleyin, gözleyin de gözleyin lakin sakın ümitsizliğe düşmeyin, der. Ümit dua hâlidir.
Kurtuluş istiyorsan susmayı bil. Çok konuşan kimsenin göğsündeki kalp hastadır. Ferîdüddin Attâr
Her istediğine gönül verip saplanmak doğru değildir. Çünkü hem ölüm var hem ayrılık. Öyle ise senden ayrılmayacak ve seni kurtaracak olan zikre, tefekküre ve ibadete devam eyle. Kur’an’dan ve Kur’an yolundan ayrılma. Mehmed Zahid Kotku
Ebu’d Derda r.a şöyle demiştir:
•Konuşmayı öğrendiğiniz gibi susmayı da öğrenin.
•Muhakkak ki en büyük yumuşak huyluluk; kişinin kendisini ilgilendirmeyen konularda susmasıdır.
•Konuşmaktan daha çok susmaya istekli olun.
•Kendinizi ilgilendirmeyen şeyler hakkında da kesinlikle konuşmayın.” Bugün bu nasihatlere ne çok ihtiyâcımız var… [Kenzu’l-Ummal/Kitabu’l-Ahlak 8699]
Tevazu hasetçisi olmayan bir nimettir. Kibir ise acıyanı olmayan bir musibettir. Rufai Hikmetleri, Muallim Naci
Ah bizim bu dillerimiz!.. İki dudağın arasında diller var ya… Bu dil çok tehlikeli bir uzvumuz bizim. Ekseriyetle insanları cehenneme sokan, bu dildir. Neden?.. İleri geri konuşur, kötü konuşur. Yalan söyler, küfür söyler vs. cehenneme düşürür bizi. Her an dikkatli olmamız gerekiyor. Allah bizi dikkatli Müslüman eylesin… Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan
Gönlünden üç perdeyi kaldırmayan kişiye manevi devlet kapısı açılmaz:
Dünyanın tamamı verilse sevinmez. Sevinirse haristir.
Dünyayı verip, geri alsalar üzülmez.
Methedilirse memnun, zemmedilse müteessir olmaz. Bâyezid-i Bistâmî (k.s.)
Ey akıl sahibi: Dünyada bir düşkünlüğe uğramamak için iki kimseden sakın. Önce kavgacı tabiatlı düşmandan, sonra da cahillerle dostluktan uzak dur. Feridüddin Attar
Müminin üç kalesi vardır: Biri zikrullah, Biri Kuranı Kerim okumak, Biri de mescidlerdir. Mehmed Zahid Kotku (k.s)
Takva, Peygamberimizin gerçek yoludur; ashâb-ı kirâmın, evliyâullahın, sâdât ve meşayıhımızın hali; âbit ve zahitlerin yol azığı; zakir ve şakirlerin göz nuru, gönül süruru; âhiret taliplerinin maksat ve arzusudur. Takva ve ittika lügatte, “korunmak, sakınmak, çekinmek, …korkmak” demektir. Müttakîler de “Allah’tan korkan, işledikleri amellerin kabulünü engelleyen hal ve şartlardan sakınan, cehenneme düşmekten veya Allah’ın sevgisini kaybetmekten çekinen, yaptığı işleri titizlenerek, özenerek yapmaya ihtimam gösteren müslümanlar.” demektir. Şeriate göre takva üç mertebedir: Bu mertebelerin en aşağısı, -iman ve İslâm’ın asgari şartı olan- küfürden sakınmaktır. En âlâsı ise gönlü, Allah celle celâlüh hazretlerinden -velev bir an bile olsa- alıkoyan her şeyden sakınmak ve cümle masivadan îrâz eylemektir. Takvanın orta derecesi ise -ki çok kere takva denilince bu anlaşılır- insanın âhirette kendisine ceza, azap ve ikap getirecek işlerden sakınması, kalbini ve niyetini dürüst ve pak tutmasıdır. Her işin, amelin ve uzvun kendine göre bir takvası vardır. Mesela orucu ifsat edecek hal ve davranışlardan uzak durmak; namazı, zekâtı, haccı ve sair amelleri ifsat ve iptal edecek şeylerden korunmak; imanı elfâz-ı küfürden ve bozuk itikatlardan korumak; fena huylardan kurtulmak; kalbi kötü niyetlerden korumak; her aza ve cevarihi …her çeşit günahlardan ve yasaklardan korumak… gibi. Hemen anlaşılır ki bunun için de yasakları, haramları, helalleri, mübahları, sevapları, günahları iyice bilmek, yani fıkıh ilmine ve tasavvufa vukuf şarttır. Denmiştir ki: “İbadet ve iyi kulluk, ince bir sanattır; onun dükkânı halvet (tenhalik), ana sermayesi ilim ve takva, kazancı da cennettir.” Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan
Rabbimiz cümlemizi korusun; Uyandıktan sonra gaflete Hidayetten sonra dalalete İtaatten sonra isyana İmandan sonra küfre İzzetten sonra zillete Sevaptan sonra ikaba Kabulden sonra redde İkramdan sonra intikama, azaba uğratmasın! Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan
Sessizliğin heybetini ortalama bir söze karşılık satma. Sühreverdî
Şamana “Zehir nedir?” diye sormuşlar, “İhtiyacımızdan fazla olan her şey zehirdir” demiş: “Güç, yiyecek, ego, hırs, kıskançlık, korku, öfke, kendini beğenmişlik, hatta iyi niyet…”
İnsanın başka insanlara acı vermeden yaşayabilmesi için bir ideali olmalı; manevi ve ahlaki bir ideali. Andrey Tarkovski
İnsanlar acıyla büyür. Yaşam, bedende değil ruhtadır. Ölüm yalnızca bedenden kurtuluştur. Zihninizde neyin bedensel olmadığını ayıklayın. Gelecek için endişe etmeyin, çünkü gelecek diye bir şey yoktur. Sadece şimdi vardır. Onun için yaşayın. Tolstoy
Tavsiyem; Ailenize, eşinize, arkadaşlarınıza; Çok kıymet verin ve sevin. Kendinize iyi davranın ve insanlara değer verin. Yaşlandıkça ve ümit ediyorum akıllandıkça; Fark ediyorsunuz ki; 300 dolarlık saat de, 30 dolarlık saat de; Aynı zamanı gösteriyor.
Nafile ibadetlerin en efdali sıkıntı, gam ve kederden kurtulmayı beklemektir. Hava her zaman bulutlu olmaz… Mehmed Zahid Kotku (k.s)
Sözü süz de söyle, gönlü bulandırmasın. Sözü diz de söyle, kulağa inci diye takılsın. Sözü yüze söyle, gıybet olup utandırmasın. Şems-i Tebrizi
James Allen diyor ki; “Düşünce bir amaç doğrultusunda gerçekleşmediği sürece, akıllıca bir beceriden söz etmek asla mümkün değildir.”
“Bir insanı öyle hemen gözden çıkarmayın, kötü görmeyin. Onun üzerinde Allah’ın emeğinin olduğunu unutmayın.” Abdülaziz Bekkine (k.s.)
Görünüşte ibadeti çok olan, kamil insan zannedilir. Gerçek kamil, içsellikte hak ile, dışsallıkta halk ile olandır. İbn Arabi
Tasavvuf; merhamettir, muhabbettir, hizmettir. Laf ebeliği, söz kalabalığı değil, samimiyet, ihlas ve hikmettir. Kalb temizliği, irfan yüceliği ve salih emel üreticiliğidir. Dedikodu değil, güzel haldir. Taşa karşı Gül, Zehire karşı panzehirdir. Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan
Tevekkül, geçmişe üzülmemek ve geleceğe göz dikmemek suretiyle bekleyiş bulanıklığından vakti arındırmaktır. Feriduddin Attâr
Tevekkül; Bütün dünya bir araya gelip engellese dahi Allah’ın senin için takdir ettiği şeyin sana ulaşacağına; Bütün dünya bir araya gelip sana yardıma çalışsa bile Allah’ın senin için takdir etmediği bir şeyin sana ulaşmayacağına inanmaktır. İmam Gazali
Allah’ı anmak şifa, insanları anmaksa hastalıktır. İbni Kayyım El-Cevziyye
Kimseden daha iyi olmadığınızı anlayacak kadar mütevazi, herkesten farklı olduğunuzu kavrayacak kadar bilge olun. İbn Rüşd
İlimle baş başa kalan kimseyi yalnızlık sıkmaz. Kitapları teselli vesilesi yapan kimse hiç mahzun kalmaz. Maverdi
Allah diledi mi, sebepleri başka sebeplerle değiştirir. Allah diledi mi, bir kapıyı kapatıp başka kapıyı açar. Sen sanki, her şeye sahipmişsin gibi rıza göster. Allah’ın hakkımızda yazdığı, bizim istediğimizden daha hoştur. Şaravi
Başarı; insanı ve varlığı incitmeden, elinden gelebilecek hayrı insanlıktan esirgemeden, hayal ve ülkülerine sadakatini yitirmeden bu dünyadan sessizce geçip gidebilmektir. Kemal Sayar
Ey Oğul! İlmin sana her an sesleniyor ve diyor ki: Eğer benimle amel etmez, benimle âmil olmazsan senin aleyhinde bir hüccetim, bir belgeyim, bir delilim. Yok, eğer benimle amel edersen bu takdirde ise lehinde bir hüccetim, bir belgeyim, bir delilim. Abdülkâdir Geylânî
Yaratıldığımdan beri rızkım, bana gelip yetişmekte. Bu yüzden ne hırsım kaldı benim, ne tamahım. Ferîdüddin Attâr
Hayat kısadır onu endişe, keder ve üzüntü ile daha da kısaltmayın. Hepimiz yolcuyuz. Hiçbir dert, dünyaya gelirken beraberimizde gelmedi. Bizimle beraber de gitmeyecek… İbnü’s Sadi
Hindistanlı Müslüman bir sultan vezirinden, hüzünlüyken okuduğunda mutlu olacağı, mutluyken okuduğunda da hüzünleneceği bir cümle nakşetmesini ister. Vezir onun için şu cümleyi nakşeder: “BU VAKİT GEÇİP GİDECEK.“
Muafa b. İmran (ö. 185) der ki; “Bir insan ancak öldüğünde övülür. Çünkü o insan ya sünnet üzere ölmüştür ya da bid‘at üzere ölmüştür.”
Faydalı ilim; yüce Allah’a itaat konusunda yardımı dokunan ve seni yine yüce Allah’tan korkmaya ve O’nun sınırlarında durmaya, emir ve yasaklarına uymaya sevk eden bilgidir. Faydalı ilim Allah’ı bilip tanımaktır. Faydalı ilim Allah bilgisini ve O’nun emrettiği şeyleri şeylerin bilgisini kapsar. İbn Ataullah İskenderî Rahmetullahi Aleyh.
Allahu Teâlâ Hazretleri her zamandaki kendi hak alimlerini, o zamanın insanlarının yaptığı işlerdeki müşkülleri halledecek şekilde konuşturur. Ebu Turab en-Nahşebî
Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, aklınız bunu yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar. David Schwartz
Ey iman edenler! Eğer Allah’a saygı duyup emrine uygun yaşarsanız size, iyiyi kötüden ayırt eden bir anlayış/bir nur verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir. Enfal Suresi 29.
Akıllı insan, kalbine gelen düşüncelerin hangisinin Allah’tan, hangisinin nefsinden, melek veya şeytandan geldiğini ayırt edebilen kişidir. İşte kâmil insan budur.
İbn-i Arabî, Fütûhât-ı Mekkiyye, c. 3, s. 68
Hatıra: İnsanın iradesi dışında zihnine gelen veya kalpte hissedilen duygu ve düşünceler anlamına gelir. Hatıralar bir terazi gibidir. Sâlik başlangıçta bu terazi ile halini tartarak kendini korumaya çalışır. Sonuca erdikçe de bu hatıraların marifeti sayesinde ihlâsa kavuşur.
Hatıraların 4 yerden gelişi vardır:
1. Hakk’tan gelen Rabbani inayet ve lütuftur ki ruha gelir. Rahmetle geldiğinde kalpte ünsiyet; azametle geldiğinde kalpte heybet; hikmetle geldiğinde ise kalpte sükûn bırakır. İnayet ve lütfa sahip olan sâlik mukarrebler mertebesine ulaşır ve Cenâb-ı Hakk’ın mümtaz kıldığı, evvelkilerin ve sonrakilerin ilimlerine keşif yoluyla sahip olur.
2. Melekten gelen ilhamın yeri akıldır. Müjdeci olarak kalbe genişlik; korkutucu olarak kalpte daralma; uyarıcı olarak geldiğinde ise ilim bırakır. Sâlik’i eshab-ı yeminin makamına teşvik eder. Salihlerin derecelerine ulaşma şevki verir.
3. Nefisten gelene de hatıra denilip kalbe gelir. Lezzetlere, kuruntulara, şehvetlere ve kötü ahlaka çağırır. Sâlik’i dünyaya özendirir, ahirete isteksiz kılar. Makam iddiasında bulundurur. Her işle bir sürü nefsani sebep gösterir. Müttakîlerin hallerini hafife aldırır. Hevasına uydurtur ve kendini aşağıların aşağısına indirtir.
4. Şeytandan gelenine vesvese denir ki tabii yaratılışa gelir. Günaha teşvik eder, fakirlikle korkutur, kuruntuları güzel gösterir, çirkin işleri emreder ve küfre teşvik eder.
Ahmed Ziyâeddin Gümüşhanevî, Câmiu’l-Usûl’den alıntı.



