16 Eylül Çarşamba günü saat 19.15’te Ağrı İlim Çevre Spor Kulübünde gerçekleştirilen Mecma‘u’l-Âdâb dersinde, Dr. Öğr. Üyesi Emrullah Bolat tarafından “Giyinmenin Âdâbı” konusu ele alındı. Seyyid Hasan Hulûsi Efendi’nin Mecma‘u’l-Âdâb adlı eserindeki seksen beşinci bâb esas alınarak yapılan derste, giyinmenin yalnızca bedeni örtme ve dış görünüşü düzenleme meselesi olmadığı; insanın edep, temizlik, tevazu ve kulluk anlayışının bir yansıması olduğu üzerinde duruldu. Bu çerçevede elbisenin bedeni belli etmeyecek nitelikte olması, temiz tutulması, kibir ve gösteriş vasıtası hâline getirilmemesi, kişinin imkân ve konumuyla uyumlu olması gibi hususlar hadisler ışığında değerlendirildi.

Dersin ikinci kısmında giyinmenin günlük hayattaki sünnet ve âdâb boyutu üzerinde duruldu. Elbise seçiminde beyaz ve yünlü kıyafetlere dair tavsiyeler, erkekler açısından kırmızı elbiseye ilişkin nakiller, giyinirken besmele çekmek, sağ taraftan başlamak ve elbise giyildiğinde Allah’a hamdetmek gibi davranışlar ele alındı. Ayrıca namazda ve insanlar arasında bulunurken örtünmenin ölçüleri ile elbise çıkarılırken gözetilecek edepler aktarıldı. Böylece giyim kültürünün, temizlikten mahremiyete, tevazudan şükre uzanan bir ahlâk ve kulluk bilinciyle ilişkili olduğu vurgulandı.

Dersten çıkan başlıca mesajlar:

  • Giyim yalnızca dış görünüş değil, ahlâk ve edep meselesidir.
  • Elbise bedeni örtecek, vücut hatlarını belirginleştirmeyecek nitelikte olmalıdır.
  • Giyimde kibir, gurur ve gösterişten kaçınılmalıdır.
  • Elbisenin temizliği ve bakımı, giyinme âdâbının temel unsurlarındandır.
  • Kişi giyiminde imkânını ve toplumsal durumunu gözetmeli; fakat bunu üstünlük gösterisine dönüştürmemelidir.
  • Allah’ın verdiği nimetin kul üzerinde görülmesi ile israf ve gösteriş birbirinden ayrılmalıdır.
  • Giyinirken besmele çekmek, sağ taraftan başlamak ve Allah’a hamdetmek giyinmeyi kulluk bilinciyle ilişkilendirir.
  • Giyim, mahremiyet ve örtünme bilincini korumalıdır.
  • Elbise ve görünüş insanı esir alan bir statü aracına değil, tevazu ve şükrün vesilesine dönüşmelidir.
  • Giyinme âdâbının özü, nimeti kullanırken nimetin sahibini unutmamaktır.

Yorum bırakın

REHBER İFADELER

“Allah’a ve âhirete inanan kimsenin yapacağı en doğru iş ve gideceği en güzel yol, daima hayır söylemesi; insanların irşatlarına, iyiliklerine yarayacak faydalı söz söylemesi veya onlara dünya ve ahiret hakkında bilgi vermesidir. Veya sükut edip gönlünü Hakk’a bağlayıp bir taraftan hatalarını düşünmesi, kusurlarını telafi edecek çareler araması bir taraftan da dinî ve uhrevî hayatı için hayırlı ve faydalı kitapların mütalaasıyla vakitlerini hayırlarda geçirmeye çalışmasıdır. Bu; insana yarayan en güzel bir harekettir.. Bunun için en güzel ve kolay çare; olgun ve kâmil kişilerle dost olmak ve onların sohbetlerinden istifade etmektir.
~ Mehmed Zahid Kotku, Haklar ve Vazifeler, s. 194.

KATEGORİLER

Emrullah Bolat Tasarladı